Be Happy.

 

Aşk, dokunmadığınız zaman en güzel şey. Uzaktan, uzatmadan.

Benim duygularım, içimde lavlar ile kar-topu oynarmışcasına gürültülü ve sıcakken; senin duyguların nasıl oluyor da bir pencere önünde, kahve yudumlayarak sessiz ve sakince kitap okuyabiliyor?

Seninle aynı şeyleri hissetmiyoruz, aynı anda soluk alıp-veremiyoruz. Sen bir kadını kollarının arasına alıyorsun, ben göz-yaşlarımı bir sokak çocuğuna veriyorum. Kırılmış hayallerimiz birbirini sevmiyor, tamamlamıyor. 

Ufak ufak kırıntıları toplayıp, aşk adına denizlere atıyorum. Martılar bana küsmüş, dalgalar mendebur ve çıkarcı. Seni görüyorum, siluetin her gece konuğu oluyor rüyalarımın. Rüyalarım her gece tecavüzüne uğruyor kâbuslarımın. Bir türlü sabah olmuyor. Sonra her şeyi unutuyorum.

Bazı sabahlar, sırf sen yoksun diye panjurları açmıyorum. Geçmişten, ayak sesleri geliyor, aldırmıyorum. Bunları bana söyleyen anılar mı? Bunları bana söyleten anılar mı? Bunları söylerken beni görse, anlar mı? 

Tanrı ile bir pazarlığa oturup, seni satmaya çalışıyorum. Tanrı bile kabullenmiyor kokuşmuş ruhunu. 

Kimi-kimsen yoktu senin. Kimi senden nefret ederdi, kimsen kimdin. Senden bahsediyorlar; Kimse kim diyorum.

 

Bırak beni. Alma, dağınık çekmecelerimden duygularımı. Sandığımı bırak, evimi terk-et. Tek tek sıraya diz düşlerimi, bağır-çağır.

Kaldırımlar, sen gibi kokuyor. Bulutlar saçların gibi, karışık ve biçimsiz.

Kim topluyor bu şehri?

Bana müdürünü çağır diyebileceğim bir Aşk arıyorum sokak aralarında. Her yer tozlanmış, çiçekler koparılmış.

Bu şehirden kim sorumlu? Her yerde saç tellerin, tırnakların. Götürün gözümün önünden, yalnızlığın leşlerini.

Saç diplerimi çekiştiren parmaklarım, ne kadar Hilekâr. Kabul edemiyorum derimin kabarmasını, gözlerimin altının morarmasını. Dudaklarım sebep yokken kanamaya başlıyor. Kana susuyorsun. Ben, sana susuyorum. Sonra, susuyoruz. Sessizlik, aşkımızı tavandan sarkan bir ipe bağlıyor, sonra altında ki iskemleye bir tekme savuruyordu.

Her şey mi bizi itelemek için birliktelik kurmuştu?

Otobüs camlarından yansımama bakıyorum. Yansımalarda seni arıyorum. Sağımda solumda, yoksun.

Yokluğunu hissetmemeye başlıyorum  gizliden gizliye. Postacı yeni bir aşk bırakıyor, kapımın önüne. Zarfı açmıyorum. Yıllar sonra, bir sensizlik anında okumak üzere kaldırıyorum raflara. Gözüme çarpıyor kavanozlarda ki kokun. Kırmaya korkuyorum, kırarsam her-yan sen kokacak. Atarsam, birisi kokunu alıp gidecek. Bırakıyorum.

 Bir çizgileri var ki avuçlarının, ruhunun labirentlerini bilmesem, kaybolup-gidebilirdim. Kayboluyorum, gidemiyorum uzaklara.

Biz, ayrılırken,

Bazıları sevişiyor, bazıları kavga ediyor.

Kimi ağlıyor, kimi evleniyor.

Kimi kahkaha atıyor, kimi kahve içiyor.

Biri ürperiyor.

Biri ölüyor.

Ve biz ayrılıyoruz.

Eğer gerçekten kader diye bir şey olsaydı, asla göz-yummazdı tırnaklarımın kırılmasına. Böyle bakmaya devam edersen, nefessiz kalabilirim.

Dudaklarım, yanaklarına taparcasına diz çöküyorken tenine, beni kovamazsın cennetten. Seni korumak için, kendime tuzaklar kurmuştum.

Gidişini izlerken, ellerim titriyor. Ses çıkarmıyorum.

Ayaklarını izliyorum, adımlarını. Ne kadar büyük adımlar atıyormuşsun meğer. Sen gözden kaybolana kadar buralarda oyalanacağım. Sonra mı? Sonra, gitmeyeceğim. Hep buralarda bir yerlerde olacağım. Sen de dönmeyeceksin. Tanrı böyle söz vermişti çünkü.

   Seni sevdiğimi söyleyemeden, ayrı hayatlar çiziyoruz kâğıtlara.

Seni tanımamış olmayı dilerdim, tekrar tanıyabilmek için.

Seni tanımak, tüm insanlara savaş açmak gibi.

Seni tanımak, aşkı kedilere fırlatmak gibi.

Seni tanımak, intihar.

Seni tanımak, hoyrat bir nefret doğurmak gibi.

Seni tanımamış olmayı dilerdim.

Kustuğum heceleri cebine doldurup defolgitburalardan.

Böyle olmak zorunda değildi, şimdi olmak zorunda değildi. Senin kokunu bilmek zorunda değildim, ellerini koparıp atmam gerekirdi.

Ağlatacak seni tüm yaşanmamışlıklar.

Hiç geç kaldın mı yaşamak için? Kalacaksın. Her şey geç olacak, geçmiş olacak. Saatler bir daha asla gece yarısını göstermeyecek.

Şimdilik, mutlu ol.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !